T.C. Devleti'nin Kurucusu, Banisi Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Diyor ki; "BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR" Ve Türrk Gençliğine, "Benim doğum günümdür" de dediği, Milli Mücadelenin Anadolu'da örgütlü başlangıcı olan Samsun'a çıktığı günü bayram olarak armağan ediyor. Gençlerimiz başta olmak üzere, 19 MAYIS ATATÜRK'ü ANMA GENÇLİK ve SPOR BAYRAMIı'mız kutlu olsun...

YAKUB SIDIKOV

12736329_974412169300602_824085504_n (1)

 

Biz, tasviri sanatlardan uzak kalmış insanları, fırça ve kâğıt ikilisi, rengin çeşitliliği sergiler ve elbette bu eylem birliğinin arkasında muazzam bir iş varlığı göze çarpar. Fikir ve meslek ikilisi, hayal gücü ve gerçeklik tabloya yansır. Bu yansımayı en iyi sergileyenlerden biri de muhteşem eserleriyle Yakub Sıdıkovdur.

Yakub Sıdıkov eserlerinde, bizleri insan ruhunun gücü, mücadelesi, güzellikleri ve kendi gerçekliğimiz ile buluşturur. Yakub Sıdıkov 1983 yılında Benkov adındaki Cumhuriyet Sanat Kolejine girdiği zaman, sanatçı olmayı amaç edindi.1987 yılında, diploma tezinin konusu Turab Tula “kutsal görev”adındaki 7 grafikli tablo çalışması oldu. Daha sonra Devlet Tiyatro Sanat Enstitüsü isimli “Mannon Uygur”a girdi. Yakub Sıdıkov bitirme tezini Türk halk destanları üzerine hazırladı; Destanlar, efsaneler, tarihsel şahsiyetler, sanatçının çalışmalarının ana teması olmuştur.

Sanatçının çalışmalarını incelediğimizde, onun fırçasının değdiği tablolarda nesneler ve insanların adeta canlandığına şahit oluruz. Resimlerinde at binicileri canlanıp koştururlar atlarını ya da orta çağda gerçek bir savaş sahnesine  doğru yol alırız. Sanatçının “Kraliyet Soylular Avı” tablosunda bu canlılığı görebiliriz.. Minyatür doğu sanatının özel bir türüdür.  Minyatür sanatının minimal(küçük) boyutlarda olması gerekir. Çünkü ölçek ve perspektif yoktur, yani yakın ve uzak nesneler aynı düzeydedir ve ayrıntılarıyla resme işlenmelidir. Minyatür sanatçısı eserinin üzerinde çalışırken döneme ait gerçeklikleri bilmelidir. İşleme orijinal eser okumasıdan başlanır. Mesela Ali Şîr Nevaî’nin eseri:  ‘Sedd-i-İskender’.

Ressam Yakub Sıdıkov: Büyük Nevaî’nin eserlerini okurken manzaralar üstüste inşa ediliyor. Kendi minyatürlerimde de, Büyük İskender’i yaratıcı, araştırmacı, filozof ve fars fatihlerin boyunduruğundan Türk halklarının bir kurtarıcısı olarak göstermeye çalıştım.

Büyük İskender’in okyanus içine dalışı, bu başka bir hikaye. Bunun efsane değil, gerçek olduğu bilimsel araştırmalarla ispatlandı. Başka bir gerçek ise, İskender’in Yecüc ve Mecüce karşı duvar inşası. Bu anlar Yakub Sıdıkov’un minyatür serisinde yansıtılıyor.

Ressam kendi minyatürlerinde büyük Türk komutanını Amir Temur’un yanından geçmedi. Çalışmasının temelinde İngiliz araştırmacı Hilda Hukhem’in romanından “ Yedi İklim Sultanı” (Tamburlaine the conqueror) bu muazzam projeyi yaptı ve burada defalarca ünlü Özbek tarihçi Gogi Khidoyatov ile danışılan olduğunu urgulamak gerekir.

Ressam, Yakub Sıdıkov: Sovyet Rusya zamanı ideolojisi, Timur hakkında pek hoş şeyler söylemezdi. Haydut, soyguncu, yıkımcı ve zorba yaftası olduğunu iddia ederlerdi. Timur ve onun tarihsel rolü hakkında tek taraflı iddialar ortaya atılırdı. Timur kimileri için büyük bir komutan, kimileri için barbar oldu. Ancak Timur olmasaydı Semerkant şu an bildiğimiz Semerkant olmazdı. Timur sayesinde Ahmet Yesevi’nin türbesi dikildi. Torunlarından Ulugbeğ ülkenin gelişimi için, önemli astronomi çalışmaları yaptı. Bir başka torunu Babur bilim adamı, şair, ve askerdir. Hindistan’daki Babur hanedanlığının temelini atmıştır.. Timur’un büyük bir şahsiyet olduğunu hiç kimse inkâr edemez. Zaten bu yüzden Timur hakkında birçok eser yazılmış ve bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Hilda Hukhem Timur’u en iyi gözlemleyen yazarlardan biridir çünkü o bazı yazarların yaptığı gibi Timur’u yargılamak yerine onu anlamaya çalışmıştır. Onun çalışmalarını okuduktan sonra, ben bu projeye atılmak için karar verdim. Gogi Abraroviç Hidoyatov ile bu konuda uzun bir konuşma yaptık. Çünkü Gogi Abraroviç, Hilda Hukhem ile tanışmıştı, hatta kitabın tercümesi üzerinde çalıştı.

Şüphesiz Yakub Sıdıkov profesyonel bir sanatçıdır. Onun Resimleri, tabiatın ruhunu tüm gerçekliğiyle yansıtır, tabiatı hissedersiniz. Eserlerinde ki manzaralara odaklandığınızda, mevsimleri yeniden yaşarsınız. Sonbaharda yazı, ilkbaharda yazı yaşayabilirsiniz.

Ressam Yakub Sıdıkov: İnsan bazen monotonluktan, yaşamın temposundan yoruluyor. Sadece tabiata gidip, rüzgarın ağaçların dallarını ve bulutları oynatmasını, yapraklarını dökmesini seyretmek istiyor. Ressamın asıl öğretmeni tabiat. Işığın ve gölgenin oyununa bakınca, onu taklit ediyorsunuz, doğanın ustalığıyla yaklaşmaya özeniyorsunuz.

Yakub Sıdıkov’un çalışmaları gözlemlenirken, onun aynı zamanda bir psikolog olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü kişinin duygu ve hislerini ustalıkla kağıda aktarıyor. Ressam bunu gerçekleştirebilmek için dışarıda insanları gözlemleyip, tasvirlerini yapmaktadır. Eskizlerini görünce, istemeden dikkat ediyorsunuz, vücudumuz tüm duygulara sahip, ama biz bunu görmüyoruz, farkında değiliz. Vücudumuzla hem hareket ediyoruz hem de duygularımız hakkında sinyaller veriyoruz örneğin; hoşnutsuzluk ya da kayıtsızlık hemen yüzümüze yansıyor.

Ressam Yakub Sıdıkov: İnsanın portresini yapmak hem ilginç hem de zor. Parka gidiyorsunuz, insanları izliyorsunuz.  Bir kişinin duruşu dikkatinizi çekiyor,birden pozunu değiştiriyor işte o zaman başka bir kişi oluyor. Beden dili bize  duygular ve kişilikler hakkında pek çok bilgi veriyor, hayatımızı etkiliyor.  Beden dilimizle kendimizi ifade ediyor, duygularımızı dışa vuruyoruz.İnsanların beden diline bakınca onları çözebilir, tuvale yansıtabilirsiniz.

Yakub Sıdıkov’un eserlerinin konuları geniş ve ilginçtir.1994 yılından itibaren Özbekistan Sanatçılar Birliği’nin tam üyesi olup, Özbekistan Sanatının dünyaya yayılmasına katkıda bulunmuştur. Bugün ressamın eserleri Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere, Fransa, Japonya, Belçika, Almanya, İsviçre, Türkiye, Rusya, Azerbaycan, Avustralya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’da devlet ve özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

20141228_13585912596471_974412119300607_384886326_n

 

12696206_974412212633931_844981798_n

 

20150411_232450_Richtone(HDR)

20150411_232548_Richtone(HDR)

Dildora Tulyaganova

Dildora Batirovna Tulyaganova, Özbek gazeteci, editör, senarist, yönetmen ve şair. Özbekistan, Taşkent Ulusal Üniversitesi, Gazetecilik Bölümünden mezun olmuştur. Evli ve iki çocuk annesidir. Özbekçe, Rusça, Fransızca ve Türkçe olmak üzere dört dil bilmektedir.

Bunlar ilginizi çekebilir...

Bir yanıt yazın